Translate

Beyikdüzü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beyikdüzü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Mart 2016 Cuma

Anlamlı Günde Beylikdüzü'nden Anlamlı Haber


Beylikdüzü Belediyesi'nin bir kaç anma törenine dahil olmuştum. Beylikdüzü Beylicium Avm'nin yanındaki Başkanlık Binası'nda resmi ve anmaların yapıldığı bir alan vardı. O alana yeni bir Atatürk heykeli yapılıyormuş bu günlerde. Eskiden var olan büst başka bir yerde değerlendirilmek üzere kaldırılmış ve yerine Heykeltraş Azmi Sekban’ın yaptığı 3 metre boyunda ve 2 ton ağırlığında Atatürk Anıt - Heykeli yerleştirilecekmiş.

Özel olarak tasarlanan heykel Atatürk’ün milli mücadele yıllarında işgal altındaki vatanını karanlık günlerden kurtarmak için verdiği mücadeleyi simgeliyormuş. Çalışmada, Atatürk’ün karanlıktan aydınlığa geçişini, güneş gibi doğarak izinin ve silüetinin hiç silinmeyeceğini anlatılıyormuş. Alışılagelmişin dışında sivil giysili, golf pantolonlu, şapkalı, çizmeli modern giyimiyle yansıtılan Atatürk Anıt-Heykeli ve çevresi mermer olarak tasarlanmış...

Detayları Beylikdüzü Belediyesinin sayfasından aldım. Bu linkten inceleyebilirsiniz..
http://www.beylikduzu.bel.tr/tr/content/beylikduzu-modern-ataturk-anitina-kavusuyor

Bugün Çanakkale Zaferi'nin 101. Yıl Dönümü


Çok uzun süredir blogda yazı yazamadım. Bugün de çok yoğun geçmesine rağmen 18 Mart Çanakkale Zaferi için bir şeyler yazmak istedim.
Bugün 18 Mart Çanakkale Zaferi'nin 101. yılı... Dün sanırım Beylikdüzü Belediyesi'nin Facebook hesabında bir paylaşım gördüm "Dönmeyi Düşünmeyenler 101 Yaşında" diyerek kaybettiklerimizi saygıyla anıyoruz demiş... Çok beğendim bu sözü... 101 yıldır unutamadığımız, 101 yıldır minnet duyduğumuz, 101 yıldır gurur duyduğumuz atalarımız vardı bizim..


Çanakkale Savaşı 1. Dünya Savaşı sırasında 1915-1916 yılları arası Gelibolu Yarımadası'nda Osmanlı İmparatorluğu ile İtilaf Devletleri arasında yapılan deniz ve kara muharebesidir. İtilaf Devletleri; Osmanlı İmparatorluğu'nun başkenti İstanbul'u alarak İstanbul ve Çanakkale boğazlarının kontrolünü ele geçirmek, Rusya'yla güvenli bir erzak tedarik ve askeri ikmal yolu açmak, Başkent İstanbul′u zaptederek Almanya′nın müttefiklerinden birini savaş dışı bırakarak İttifak Devletlerini zayıflatmak için ilk hedef olarak Çanakkale Boğazı'nı seçmişlerdir.
Ancak saldırı başarısız olur ve geri çekilmek zorunda kalırlar. Savaş sonucu her iki tarafta ağır kayıplar verir... "wikipedia"


Atalarımız daha 17 yaşındayken yarı aç yarı tok bir şekilde savaşarak bizlere bir hayat bağışlamışken, ben şimdi halimize acıyorum. Gençlerimizin mücadele edebilme yetenekleri bile kalmamış maalesef. Bu mönüyle vatan kurtarılırken yemek beğenmez, şükür edemez hale gelmişiz.


Sanırım büyük küçük herkes neler yaşandığını biliyordur. Ben de geçmişini unutmayan, İstiklâl Marşı ve atalarımızı dilinden düşürmeyen Beylikdüzü Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'na sonsuz teşekkür ediyorum. Bir Beylikdüzülü olarak geçtiğimiz Cumartesi günü 57. Piyade Alayı Anma Komitesini gururla uğurladık. Normalde Çanakkale Zaferi için her yıl Tekirdağ'dan Çanakkale'ye yürüyen komite ilk kez Beylikdüzü'nden yola çıktılar... Sayfasını özellikle takip ettiğim Belediye'nin İstiklal Marşı'nın kabul günü yaptığı paylaşımlar göğsümü kabarttı.

Ne Özgecan'ı unuttu, ne Deniz Gezmiş'i, ne dönmeyi düşünmeyen atalarımızı, ne İstiklâl Marşını ne de Sevgililer Gününü unuttu... Sigarayı bırakma gününde bile içtiğim sigarayı elimden bıraktıracak kadar etkili ve eğlenceli bir paylaşım yaptı... Bu da yaptığı işi ne kadar severek yaptığını ve samimiyetini gösteriyor... Ben şahsen her gün takip ediyor ve yeri geldiğinde eleştirilerimi de sosyal ortamlardan iletiyorum. İşin en güzel tarafıysa anında cevap alıyorum.

Beylikdüzü'nde yaşamaktan bu nedenle çok memnunum... Bu nedenle gururluyum... Ben ki evladını Atatürk ve bayrak sevgisi ile büyütmek isteyen bir anneyim... Gönderecek okulu bile yemeği, ısısı vs gibi özellikleri öncesine milli değerlere verdiği önemle elerken, sırf evleri ucuz olduğundan geldiğim Beylikdüzü ile gurur duyuyorum... İyi ki buradayım İyi ki Beylikdüzülüyüm...

Lütfen takip edin ve siyasi konumundan önce nasıl bir insanın Belediyemizi yönettiğini görün..
https://www.facebook.com/imamogluekrem/
https://www.facebook.com/beylikduzubelediyesi/
http://www.beylikduzu.bel.tr/

Mevzu Çanakkale Zaferi'nden sosyal medya hesaplarına kadar geldi..
Ben bu gururlu günde atalarımızı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü bir kez daha saygı, sevgi ve özlemle anıyorum...


3 Aralık 2015 Perşembe

Siz Atatürk'ün senaryo yazdığını biliyor muydunuz?

Dün akşam Beylikdüzü Kültür Merkezi'nde Prof. İlknur Kalıpçı Güntürkün “Bilinmeyen Yönleriyle Atatürk”ü anlattı. Araştırmacı bir Atatürkçi olan hanım efendi çok etkileyici bir anlatımla bizleri büyüledi. Yıllardır yaptığı araştırmalarla elde ettiği belgeler ve anıları inanılmaz bir dille anlattı ve bizlere keyifli ve dolu dolu akşam yaşattı. 

Atatürk için “vatan hudutlarından fikir hudutlarına sıçrayabilen bir insan” diyor 17 senedir Atatürk'ü araştıran Güntürkün. Sanki tek kişilik bir tiyatro izler gibi izledik sahneyi tek başına dolduran hanım efendiyi. Araştırdığım kadarıyla bir akademisyen değil. 1985 yılında Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği Atatürkçülük eğitimini tamamlamış ve yaptığı çalışmalarıyla 1996 yılında T.C Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Başkanlığı haberleşme üyeliğine seçilmiş bir isim. Bu tarz söyleşileri sık sık gerçekleştiren ve izleyenleri her defasında büyüleyen İlknur Kalıpçı Güntürkün ben ilk kez izledim ve zaman zaman anlatımının güzelliğinden mi, "Ahhh şimdi bizi gören" sızısından mı bilmiyorum gözlerim doldu. 

Sanırım söyleşinin yapıldığı saat Beylikdüzü sakinlerinin çoğunun daha evlerine ulaşamadıkları talihsiz bir saat olduğundan olacak salon tıka basa dolu değildi ama yine de kalabalıktı diyebilirim. İzleyicilere “Sadece yaka değil, beyin ve gönül Atatürkçüleri hoşgeldiniz” diye hitap etti hanım efendi ve ben size insani yönü ve esprileriyle tüm dünyayı etkileyen Atatürk'ü anlatacağım dedi. 

Güntürk'ün, 1938'de Ata’nın ölümünde Tahran gazetesinde yayınlanan bir şiirin ufak bir kısmını okudu; "Allah bir ülkeye yardım etmek isterse onun elinden tutmak isterse başına Mustafa Kemal gibi lider getirir" demişler dediğinde salonda herkesden aynı ses çıktı "kesinlikle" 
Ayrıca; ordusu 2 kez yenen adam ölünce üzülmek yerine 10 Kasım 1938’de katafalkının başında 39 derece ateşle oturmayı redden ve ağlayan ;ngiliz generalden bahsetti. İşte dedi En büyük düşmanının bile kendisine saygı duymasını sağlamış bir insandır

Bir Fransız Büyükelçisi sohbet esnasında herkesin içinde “ben Mustafa Kemal’in sekreteri olmak istiyorum” demiş ve sebebini de sürekli yanında olarak bilgi ve fikirlerinden faydalanmak istiyorum diyerek açıklamış...
2000 yılında ABD Başkanı’nı ise milenyum mesajında “Bu gün milenyum hiç şüphe yoktur ki tek devlet adamı Mustafa Kemal Atatürk'tür. Çünkü o yılın değil asrın lideri olabilmeyi başarmış tek liderdir” demiş.

1976 yılında Unesco’da verilen öneride “1981 yılının tüm dünyada Atatürk yılı olarak anımsanmasına karar verilmesi” ve ilgili önergede “Bu gün Unesco’nun üzerinde çalıştığı bütün projelerin isim babası Mustafa Kemal’dir” denilmiş. Bu önergeye İsveç delegesi ayağa kalkarak "Ne yani dünyada bu kadar devlet adamı var hepsinin doğum gününü böyle kutlayacak mıyız?" diyerek karşı çıkmış. Rus delegesi bu sözlerin üzerine yumruğunu masaya vurarak "Genç delege arkadaşım hatırlatmak isterim ki ATATÜRK öyle dünyadaki herhangi bir lider değildir, bırakın onu bir yıl anmayı her ülke her problemimizde çare olarak aramalıyız" der ve o önerge UNESCO tarihinde ilk kez tüm delegelerin oylarıyla imzalanır. O İsveç delegesi ilk imzayı atan olur ve şöyle der; "Ben ATATÜRK'ü inceledim, bütün ülkelerden özür diliyor ve ilk imzayı ben atıyorum" der.
O belge ise şöyledir:

ATATÜRK KİMDİR;
ATATÜRK ULUSLAR ARASI ANLAYIŞ, İŞBİRLİĞİ, BARIŞ YOLUNDA ÇABA GÖSTERMİŞ ÜSTÜN KİŞİ, OLAĞAN ÜSTÜ DEVRİMLER GERÇEKLEŞTİRMİŞ BİR İNKİLAPÇI, SÖMÜRGECİLİK VE YAYILMACILIĞA KARŞI SAVAŞAN İLK ÖNDER, İNSAN HAKLARINA SAYGILI, DÜNYA BARIŞININ ÖNCÜSÜ, BÜTÜN YAŞAMI BOYUNCA İNSANLAR ARASINDA RENK, DİL, DİN, IRK AYRIMI GÖSTERMEYEN, EŞİ OLMAYAN DEVLET ADAMI, TÜRKİYE CUMHURİYETİNİN KURUCUSU

Ve acı ki 152 ülkede bu yazının bir yıl boyuca okul duvarlarında asılması kararı alınmıştır ve 151 ülke bir yıl boyunca bunu uygulamıştır. Uygulamayan tek ülke ise Türkiye'dir...

1932 yılında dünyanın en büyük uluslararası topluluğu olan Milletler Cemiyetine Türkiye'nin katılması ile ilgili olarak yapılan öneriler karşısında Gazi Mustafa Kemal şöyle demiş: "Biz başvurmayı düşünmüyoruz, fakat davet ederlerse katılmayı düşünebiliriz" Topluluk, bu dik duruş karşısında Birleşmiş Milletlere Katılım için başvurma zorunluluğunu kaldırarak ilk kez 43 üye ülkenin oy birliğiyle, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin topluluğa davet edilmesine karar vermiştir. Bu sonuç dış siyasette de onurlu ve dik duruşunun ve kendi kararlarını verebilen tam bağımsız bir ülkenin ayakları yere basan siyasetinin kazandığı diplomatik bir zaferdir.

Yine bir anı... Sabiha Gökçen Atatürk'e neden dış seyahat yapmadığını sorduğunda Atatürk "memleketimin işlerini henüz bitiremedim" cevabını vermiş. Güntürkün bu cevap üzerine şunu hatırlatıyor Atatürk döneminde bütün liderler Türkiye'ye gelmişler. O dönemlerde İran Şahı İzmir ziyareti sonrası Mustafa Kemal'in elini sıkarak "Şarkta bir kolordu komutanınız hazır bekliyor" diyerek vedalaşmış. Tüm bunlar nasıl bir liderimiz olduğunun en iyi örneği...

Türkiye'nin ilk operası da Atatürk'ün emri üzerine bestelenmiş. Türkiye'yi ziyaret edecek olan İran Şahı onuruna istemiş Mustafa Kemal opera bestelenmesini ve bunun için o zaman 27 yaşında olan Ahmet Adnan Saygun'u görevlendirmiş. Atatürk tüm provalara gitmiş ve Saygun'un yetişmeyeceğine dair tüm söylemlerine rağmen 20 günde bestelenmiş ve sahneye konmuştur.
Provalar esnasında sürekli "Okay" diye bağıran Atatürk'e neden bu şekilde bağırdınız diye soranlara "okun yaydan çıktığı anki durum demek. Yani tam isabet. Çok beğendim" demiş

Tüm bu anıları tüm izleyenler şaşkınlık ve hayranlıkla dinlerken; beni en çok etkileyen bölüme geldik. Güntürkün, Mustafa Kemal’in her konu hakkında fikirleri-çözümleri olduğunu ve bunların hepsini yazıya döktüğünü ve bunların günümüze kadar ulaştığını söyledi. İncelediği belgelerde gördüğü kadarıyla bizim en büyük sorunumuz olan eğitimi 6 ay, ekonomiyi ise 9 ay gibi kısa bir sürede çözülebileceğimizi belirtiyor... Bunu ise Amerikalı bir ekonomistin “Türkiye neden ekonomik sıkıntı çekiyor” diye sorduğunda “sizin yüzünüzden” cevabını aldığını ve buna karşılık Amerikalı ekonomistin “Ben sizin Mustafa Kemalinizden feyz alıyorum” dediği bir anıyla anlattı.

Ankara'da bir iğde ağacından bahsetti. Bulvar üzerinde tek başına bir ağaç. Her önünden geçtiğinde Mustafa Kemal selam verirmiş o ağaca ve dermiş ki "O da yediğim meyvenin, sığındığım gölgenin neferi" o yüzden selam veriyorum. Ve bir gün o ağacın kesildiğini gördüğünde "neden bana haber vermediniz, bir yolunu bulurdum" diye ağlamış Mustafa Kemal... 

Doğa sevgisinden devam edelim Ankara Söğütözü'ne ATATÜRK hep dinlenmek için gelirmiş. Bir gettiğinde "Ah! burada bir kulübem olsaydı keşke"demiş. "Ya paşam istediğin bir kulübe olsun hemen yaparız şuraya" demişler ama o "Buradaki ağaçlara ne olacak peki"demiş. "Paşam buradakiler söğüt ağacı; gönülsüz ağaçtır. Sökeriz başka bir yere dikeriz, mutlaka tutar" demişler. Ve Atatürk tek şartla kabul etmiş "Burada yetecek kadar söğüt ağacını kendi ellerimle sökeceğim, kendi ellerimle dikeceğim, önce tuttuklarını göreceğim, sonra kulübe yapımına izin vereceğim" demiş ve ağaçların tuttuğunu gördükten sonra klübe yapımına izin vermiş.

Atatürk, Tahsin Coşkan'ı bir araziye gönderir ve buraya orman çiftliği yapamk istiyorum der. Tahsin Coşkan “burası bataklık ve verimsiz” der ve olamayacağınız söyler. Atatürk yapacağız “Burası vatanımın toprakları, kaderine terk edemem” der ve o araziyi yeşillendirmryi başarır. O topraklara izin almadan ürün eken çiftçiye Atatürk “Ne hakla buraya izinsiz ürün ekiyorsun” dediğinde çifçinin “Atatürk bizim babamız değil mi? İnsan babasının yerinden izin mi alır” diyebildiğini ve Atatürk’ün “Hayırlı olsun bir oğlum daha oldu” diyebileceği kadar halktan olduğunu anlattığında ise salondaki herkes kahkaha attı.

Hayatı boyunca bir ödülü kabul ettiğini anlatan Güntürkün, bunun sebebinin ödülün insan kişiliğine verilmiş olduğu ve ödülün üzerinde “Türk milletine gülmeyi ve neşe içinde yaşamayı öğrettiğiniz için” yazdığını belirtti. Güntürk’ün sözlerine kahve severliğinden, çocuklarla olan diyaloglarına kadar bir çok anı ile devam ettirdi.

Atatürk sevdalısı Güntürkün, bir çok vafa sahip olan Atatürk’ün asker ve siyasetçi kişiliğinin yanısıra müzik, arkeoloji, resim ve hatta sinema gibi bir çok alanda başarılı olduğunu yine örneklerle anlattı. Mesela; İznik kazılarında 4. kapıyı bulan Atatürk'ün aynı zamanda Türk tarihinin ilk resim sergisini açtğından bahsetti. Cezmi Ar’ın filminde oynayan Atatürk’e sizin filminizi yapmak istiyoruz denildiğinde “Biz filmimizi de kendimiz yazarız” diyerek “Ben bir inkılâp çocuğuyum” isminde bir senayo yazdığını ama bunu çekmeye ömrünün yetmediğini anlattı. İlknur Kalıpçı Güntürkün Atatürk tüm bunlara nasıl yetişti sorusunu hep sordum ve sonunda buldum. Her şeyin olduğu gibi bunun da cevabı küçük bir sözünde gizli diyerek “çocukken elime geçen 2 kuruştan birini kitaplara vermeseydim bunları başaramazdım” sözlerini hatırlattı.

İnsan Atatürktense İzmir’in kurtuluşundan sonra trende uyuyamayan Atatürk’e “neden uyumadığınız” diye sorduklarından “konpatumanıma yastık ve yorgan koymamışsınız. Uyuyamadım” diyişini ve bunun üzerine “neden bizi uyandırmadınız” sorusuna, “Geç farkettim. Hepiniz yotgundunuz, kıyamadım” diye cevap verdiği olayla anlattı. “Bu lidere diktatör dediler. Nasıl denilebilir” diyen İlknur Kalıpçı Güntürkün,  sözlerini dünya tarihi boyunca sadece Mustafa Kemal’e verilen “kültür antropoloğu” sıfatı içinse vatan hudutlarından fikir hudutlarına sıçrayabilen bir insan diyerek tamamladı.
Savaşta bile 3 dakikalık uyku arasında bile Türk antropolojisi okuyan Atatürk'ün savaş sonrasında kadın kimliğinin öne çıkarılmasının ve kadının erkekle eşit haklara sahip olması gerektiğini söylemiş. Savaşın kazanılacağından o kadar emin ki sonrası için planlar yapan bir lider Atatürk...

Bu lider bütün varlığını bağışlamış ve demiş ki "Zenginlikten ne çıkar asıl zenginlik insanın manevi şahsiyetir"Kahve sever Atatürk'ten, her yerde yerinde ve akıllıca yaptığı esprilerine kadar bir çok detayı anlatan Güntürkün bu ülkede herkesin gözü var ve biz bu ülkeyi vermedik. "Oyuna gelmedik ve gelmeyeceğiz" dedi.
Her cümlesi ve her kelimesinde bir anlam var diyen Güntürkün "güzel günler yakın sabredin" dedi ve sözlerini bitirdi. Bütün salon ayakta alkışladı ve Güntürkün, sahneden ayrılırken Atatürk portresine dönerek selam verdi. Salon onu alkışlarken o Atatürk'ü alkışladı.

Söyleşi sonunda bir kitabını aldım ve kesinlikle tavsiye ederim. Esprili Atatürk'ü anlatan kitabı okumaya başladı bile :) 






19 Kasım 2015 Perşembe

Beylikdüzü'nün Anneleri Buluşması


Dün Beylikdüzü'nün Annelerini buluşturan Beylikdüzü Belediyesi'nin etkinliğindeydim. Anneler ve çocuklarıyla hep beraber inanılmaz güzel vakit geçirdik.
Beylikdüzü'nün Anneleri instagram üzerinden buluşan bir grup ve anneler Ebe Pınar Mallı ile beraber bir organizasyon yapmak istiyor ve Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'da Yakuplu Sosyal Tesislerinde Kahvaltıya davet ediyor. Belediye'nin Sağlık Müdürlüğü etkilileri ve Meclis Üyeleriyle de burada tanışma şansımız oldu.


Kahvaltıdan sonra Pınar Hanım bizim çocuklar ve anneliğe dair sorularımızı yanıtladı. Sohbet tadında güzel bir eğitim oldu ve ardından anneler kucaklarında kanguru içindeki çocuklarıyla dans ettiler. Amacı anne ve bebek arasındaki iletişimi güçlendirmek, anneyi sosyalleştirmek, bebeğiyle bağını kuvvetlendirmek, bebeğin ritim duygusunu pekiştirmek ve algılarının artmasını sağlayan Dancewithbabies ile doyasıya eğlendiler. Benim kızım kocaman olduğu için ben buna katılmadım ama kenarda dansımı etmekten de geri kalmadım :)



Ağlayan çocuklar bile dans bittiğinde kangurularında uyuya kalmışlardı. Hem anne zayıflıyor hem de çocuk annesinin kokusu ve güveniyle uykuya dalıyor. Çok keyifliydi çook... :) 

Sağlık Müdürü Fatma Hanım bu etkinliklerin düzenli olarak yapılacağını ve daha çok anneye ulaşmak istediklerini söyledi. 



Ayrıca Ocak ayında başlayacak olan bir farkındalık eğitiminden bahsetti. Facebook'ta fan sayfası olan bir blogger annenin projesi olan "Sertifikalı Alerjik Farkındalık Eğitimleri"nden bahsetti. Beylikdüzü Belediyesi projeyi beğenerek uygulamaya başlamış. Alerji uzmanı, psikolog ve alerjik bir çocuk annesi olan blog sahibi anne eğitimleri verecekmiş. Eğitimlerde sağlıklı beslenmeden, bilinçli ilaç kullanmaya kadar bir çok konu ele alınacakmış.


BaharEli:

Beylikdüzü'nün Anneleri:

Beylikdüzü Belediyesi:
Belediyenin resmi web sayfası: http://www.beylikduzu.bel.tr/
Facebook sayfası                     : https://www.facebook.com/beylikduzubelediyesi
                                                  https://www.facebook.com/imamogluekrem
Twitter adresi                          : https://twitter.com/beylikduzubeltr
                                                  https://twitter.com/Ekrem_Imamoglu
İnstagram hesabı                     : https://instagram.com/beylikduzubelediye/
                                                  https://instagram.com/ekremimamoglu/

Bu hesaplardan tüm etkinlikler hakkında bilgi alabilirsiniz.
Ben de hepsine katılmaya çalışacağım. 

16 Kasım 2015 Pazartesi

Bülent Ortaçgil Konseri


Günlerdir sayfa ile ilgilenemedim ama bu arada çocukluğumun şarkılarını söyleyen adamın konserine gittim. Bülent Ortaçgil :)

Sanırım annemin babamın zevklerinden kaynaklı ben ergen olduğum dönemlerde bile Halk Müziği ve Caz seven bir genç oldum. Bir de Ankara'da büyümüş olmamın getirdiği bir şey sanırım bu. İşte o zamanların en sevdiğim isimlerinden biri Bülent Ortaçgil. Folk Rock tarzı ve gitarı, dinlerken dinlendiren ve dinginleştiren sesi ve sözlerindeki anlam. Kesinlikle gerçek bir sanatçı.



Acaba salon kalabalık olur mu diye düşünürken, oturacak yer kalmaması hala iyi müzikten anlıyoruz demek ve bu beni çok mutlu etti. Yaşlanmış olmasına rağmen sesi ve gitarı aynı anlam ve güzellikte.


İlk kasetinden ve 2011 yılındaki son kasetinden şarkılar söyledi ve hep bir ağızdan söyledik şarkıları. İnanılmaz keyif aldım. Ve özellikle perdesiz gitarın elektro versiyonu ile yaptığı solo performansla Ortaçgil'e eşlik eden Erkan Oğur büyüledi... Ve güzel haber Erkan Oğur önümüzdeki 10-15 gün içinde bir konser verecekmiş. Ben kesinlikle kaçırmayacağım tarihi bilmiyorum ama kesinlikle sizlerle paylaşacağım.




13 Kasım 2015 Cuma

Modern Folk Konseri :)


Dün Beylikdüzü Kültür Merkezi'nde düzenlenen Modern Folk Müzik Topluluğu'nun konserine gittim. Tabi o saatte kızı bırakmak zor oldu ama artık etkinlikleri kaçırmak istemiyorum. En azından içimi aydınlatan, rahatlatan bu tarz konserlere gitmek istiyorum. Biletleri de oldukça uygun. Hatta bedava... 3 lira, indirimli biletse 2 lira...

Konser salonu oldukça kalabalıktı dün. Biletler numaralı olduğu için tam vaktinde gidip rahatlıkla yerimize oturduk. Konseri beklerken sanki biraz müsiki korosu konserine gelmişim gibi hissettim ama son derece keyifli ve eğlenceli bir konser oldu. Yöresel müzikleri gayet modern bir şekilde yeniden düzenlemişler ve çok başarılı olmuş. Ayrıca enstrümanların da solo performansları oldukça iyiydi. İlk olarak 3 kişilik bir grup sahne aldı ve sanırım 5 şarkı söyledi. Ardından solo bir performans izledik, daha sonra da 5 kişilik bir ekip sahneye alıp 7-8 şarkı şarkı söyleyip programı bitirdiler. Ara vermeden 1 saatlik müzik ziyafeti çektik diyebilirim. Her birinin sesini tek tek duyduk ve özellikle 2 kişinin sesine hayran kaldım diyebilirim. 

Video çektim bol miktarda ama uzun ve ters çekmişim maalesef o nedenle sadece bir tanesini yüklüyorum. Eğer bir kez daha böyle bir konser gerçekleşirse kesinlikle gitmenizi tavsiye ederim. Güzel bir akşamdı..:)


12 Kasım 2015 Perşembe

TÜYAP Kitap Fuarı



Tüyap Kitap Fuarına sonunda gittim. Neredeyse bütün salonları gezdim ve kalabalığa hayran kaldım. Hafta içi gittiğimden sanırım çok fazla öğrenci vardı ve hepsinin eli kolu dolu :)

Ben de en sevdiğim standlarda uzun uzun zaman geçirdim. Çocuk eğitime dair bir kaç kitap ve bol miktarda karikatür dergilerinin toparlamalarından aldım. Evdeki kütüphane de hala okunmayı bekleyen 4-5 tane kitap olduğu için beğendiğim kitapları not aldım. Kesinlikle gidilmeli ve gezilmeli bu fuar...



Bu arada madem Beylikdüzü Gelişiyor bloguna yazıyorum bu yazıyı Beylikdüzü Belediyesi'nin
standından da bahsedeyim biraz. Standa çalışan görevlilerden bahsedeyim önce :)
Her soruma cevap aldım görevlilerden, ikramları ve güler yüzleri sayesinde güzel sohbet ettik. Ayrıca standa geçenlerde bahsettiğim Beylikdüzü Gazetesi, dergi ve etkinlik rehberi vardı. Etkinlik rehberine bakılırsa güzel bir kasım ayı geçireceğiz ve bu sefer hiç birisini kaçırmayı istemiyorum...

Bu arada fuar 15 Kasım Pazar gününe kadar açık olacakmış. Beylikdüzü Belediyesi'nin standı da 4. Salonda, hemen 4. salona açılan ana kapının solunda ilk stand. Sanırım 4201'di numarası. Girişte zaten belediyenin flaması ve Beylikdüzü televizyonun ekranını göreceksiniz.

Şimdiden iyi gezmeler. Aman kaçırmayın :)



10 Kasım 2015 Salı

Yaktığın Işık Hiç Sönmeyecek

Kurtuluş Savaşı’nın önderi, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, 57 yaşında Dolmabahçe Sarayı’na hayata gözlerini yumdu. Türklerin Atası veda ettiğinde 10 Kasım 1938 saat: 09:05’ti. O gün milli yas ilan edildi.

Yıl 2015… Bugün o gün. 77 yıl geçmiş olmasına rağmen hala saat 09:05’te hayat duruyor. Sirenler her yıl, aynı gün, aynı saatte, aynı acı ile çalıyor. Yüzünü görmemiş, sesini duymamış insanlar onun için göz yaşı döküyor.

Sadece Türkler mi? Hayır tüm dünya Atatürk’ü saygı ile anıyor.

  • -O kişisel kazanç ve ün peşinde koşan basit bir diktatör değil, gelecek kuşaklar için sağlam temeller atmaya uğraşan bir kahramandı. Prof. Walter L. Wriht – Almanya
  • -          Atatürk Türkiye'yi tek düşmanı kalmaksızın bırakmıştır. Bu zamanımızın hiçbir devlet şefinin başaramadığıdır. Völkischer Beobachter Gazetesi – Almanya
  • -          İnsanı teslim alıcı fevkalade önderlik kuvveti vardır. O, tetiktir, hazır cevaptır, dikkati çekecek kadar zekidir. Gladys Baker, ABD'li gazeteci
  • -          Eski Osmanlı İmparatorluğu bir hayal gibi ortadan silinirken, milli bir Türk Devleti'nin kuruluşu, bu çağın en şaşırtıcı başarılarından birisidir. Mustafa Kemal, yüce bir eser ortaya koymuştur. Atatürk'ün parlak başarısı bütün sömürgeler için bir örnek olmuştur. Prof. Maurice Beaumont, Fransa
  • -          İnsanlığın bütün belirtileri O'nda kendini hemen gösteriyor. Noelle Gazetesi, Fransa
  • -          O, Türkiye'nin önceki kuşaklarından hiç birine nasip olmayan özgürlük ve güven dolu bir hayat sağladı. Başarıları, Türkiye'nin Avrupa devleti olmasını sağladı, yakın doğunun tarihini değiştirdi. Times Gazetesi, İngiltere
  • -          O, olmasaydı modern Türkiye olmazdı. O'nun sayesinde Türkler, O'nun olağanüstü eserini izleyebilecekler ve zaten dünyaca pek yüksek olan onurlarını daha fazla yükseltebileceklerdir. Nya Dagligt Gazetesi, İsveç
  • -         Hayatının sonuna kadar milletinin mutlak güveni ile kurduğu devletin başında muzaffer kumandanının kişiliği, eşi görülmemiş bir karakter örneğidir. C. C. Sforza, İtalya
  • -          Şaşırtıcı ve çekici bir kişi. Asker olarak büyük, fakat devlet adamı olarak daha büyük. Japon Times
  • -          Atatürk, dünyanın çok nadir yetiştirdiği dâhilerdendir. O, bütün bir tarihin seyrini değiştirmiştir. Ennehar Gazetesi, Lübnan, 1938
  • -          Yüzyılımızda, "olmayacak hiçbir şey yoktur" şeklindeki tarihi gerçeği ispatlayan ilk adam olmuştur. Esti Ujsag, Macaristan
  • -          Çağının, belki de tüm tarihin en olağanüstü kişilerinden biri. Egyptian Gazetesi, Mısır
  • -          Atatürk, tarihte, memleketinin en büyük adamlarından biri olarak kalacaktır. Le Morgen Bladet Gazetesi, Norveç
  • -          Kemal Atatürk, yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri değildir. Biz Pakistan'da, O'nu geçmiş bütün çağların en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. Askeri bir deha, doğuştan bir lider ve büyük bir yurtsever... Eyüp Han Pakistan Cumhurbaşkanı
  • -          O'nun yaratıcı ruhunun ve ateşli yurtseverliğinin harekete geçmemiş olduğu hiçbir alan yoktur... Gazeta Polska, Polonya
  • -          Atatürk, tarihte teşkilatçı bir dahi, bir milletin harikalar yaratan yöneticisi ve memleketinin kurtarıcısı olarak kalacaktır. Independance Romaine Gazetesi, Romanya, 12 Kasım 1938
  • -          Şöhreti bütün cihana yayılmış olan tecrübeli başkanın yönetimi herkesin sevgi ve saygısını çeken büyük Türk Milleti'nin milli bağımsızlığını devamlı bir başarı ile kuvvetlendirmiş ve yeni milli yapısını yaratmıştır. Kalinin, Sovyet Başbakanı
  • -          Atatürk’ün başardığı işler mucize ve harika kabilindedir. Birkaç yıl içinde memleketinde yaptığı inkılâplar, birkaç yüzyılda gerçekleştirilmeyecek işlerdir. El Tekaddum Gazetesi, Suriye
  • -          O büyük insan yalnız Türkiye için değil, bütün doğu milletleri için de en büyük önderdi. Emanullah Han, Afgan Kralı

Ve daha ne isimler neler neler dediler Büyük Önder’imiz için.
Yaktığın ışık hiç sönmeyecek Atam.
Biz seninle büyüdük. Bizim doğurduklarımız da senin adınla büyüyecek.



3 Kasım 2015 Salı

FSM Camii Aşure İkramı



Geçtiğimiz Cuma Beylikdüzü Belediyesi bir cami de aşure ikramı yaptı. Sanırım o gün 4 ayrı cami de aşure dağıtımı olmuş. Öncesinde de bir çok yerde karşılaşmıştım ikramlara ama tadına bakma şansım olmamıştı. Emekliler lokalinde otururken bir bey gelip haber verdi aşure ikramı var diye. O şekilde gidip aldım ben de :)
Şekeri filan oldukça yerine ve bol malzemeliydi. Yapanın ellerine sağlık. Ayrıca; Muharrem Ayında böyle bir ikram yaparak Beylikdüzü’nü bereketlendirdikleri için çok mutlu oldum.




Beylikdüzü Belediyesinin sitesinde gördüğüm kadarıyla aşure ikramları devam edecekmiş.
6 Kasım Cuma; Kavaklı Mahallesi Kavaklı Yeni Camii,
Yakuplu Mahallesi Hz. Halit Camii,
Gürpınar Mahallesi Gürpınar Merkez Camii,
Barış Mahallesi Sacit Ateş Camii,
Sahil Mahallesi Bilal Habeşi Camii ve
Dereağzı Mahallesi Abdülvahap Yedikardeşler Camii’de.
08 Kasım Pazar günü; Adnan Kahveci Mahallesi Beylik Pazarı ve
Kavaklı Mahallesi Pazar Pazarı’nda aşure ikramları olacakmış.


28 Ekim 2015 Çarşamba

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun


Ulu önder 92 yıl önce bugün Çankaya Köşkünde verdiği akşam yemeğinde aklındaki muhteşem planı dile getirirken "Yarın Cumhuriyet'i ilan edeceğiz" demişti. 29 Ekim 1923'te ise Cumhuriyet'i resmen ilan etmiştir. 
Bu söz o dönemin Cumhuriyet çocukların mottosudur.
O zaman yaşanılan heyecan ve o dönemin çocukların yetiştirdiklerinin özlemini duydukları, herkesi heyecanlandıran Cumhuriyet şimdi ne durumda! 

Atatürk kimsenin hayal dahi edemediğini yaptı. Boş konuşmadı ve en doğru adımları attı. 
Şimdi biz bu Cumhuriyet'e ne kadar sahip çıkabiliyoruz. 

Aziz vatanın bütünlüğü ve bağımsızlığı için Kurtuluş Savaşında kadını, erkeği, çocuğuyla büyük fedakarlıklarla elde ettiğimiz Cumhuriyet'in 92. yıl dönümünü kutluyorum. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, ayrıca tüm şehit ve gazilerimizi saygıyla anıyorum.

Tüm dünyanın saygı duyduğu bir önderle yola çıktık ve bu Cumhuriyet'i biz kurduk...
Bu Cumhuriyet'e yine bizler sahip çıkıyoruz. 

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun


20 Ocak 1921 tarihli Teşkilat-ı Esasiye Kanunu “Anayasa'nın devlet şeklini tespit eden maddelerini şu şekilde değiştirildi.

Birinci maddenin sonuna; “"Türkiye Devleti'nin Hükümet şekli Cumhuriyet'tir"” cümlesini eklendi.    
Üçüncü madde; “Türkiye Devleti Büyük Millet Meclisi tarafından idare olunur. Meclis, Hükümetin ayrıldığı idare kollarını Bakanlar vasıtasıyla yönetir.
Ayrıca; Teşkilat-ı esasiye Kanunu'nun temel maddelerinden olan sekizinci ve dokuzuncu maddelerle de değiştirilir.
“Madde: Türkiye Cumhurbaşkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu tarafından ve kendi üyeleri arasından bir seçim dönemi için seçilir. Cumhurbaşkanlığı görevi, yeni Cumhurbaşkanı'nın seçilmesine kadar devam eder. Görev süresi biten Cumhurbaşkanı yeniden seçilebilir.

Madde: Türkiye Cumhurbaşkanı, devletin başkanıdır. Bu sıfatla, lüzum gördükçe Meclis'e ve Bakanlar Kurulu'na başkanlık eder.” 
Madde: Başbakan, Cumhurbaşkanı tarafından ve Meclis üyeleri arasından seçilir. Diğer bakanlar, Başbakan tarafından ve yine Meclis üyeleri arasından seçildikten sonra Cumhurbaşkanı tarafından hepsi birden Meclis'in onayına sunulur. Meclis, toplantı halinde değilse, onaylama, Meclis'in toplantısına bırakılır.




26 Ekim 2015 Pazartesi

Sizden Gelenler -Ekin Hanım-

Beylikdüzü'nde yaşamanın ayrıcalığını bu hafta sonu bir kez daha anladım. Benim gibi yoğun iş temposunda çalışan herkesin hoşuna gideceğine inanıyorum. Kavaklı caddesi üzerinde açılan yepyeni bir butik pastane "O'PERA PATTISERIE... 
İşletmecileri Pınar ve Esra hanım... 
İkisi de genç-dinamik-eğlenceli... 

Haftanın yorgunluğunu üzerinizden atacağınız, sevdiklerinizle dolu dolu vakit geçireceğiniz BEYLİKDÜZÜ'ne yakışan bir mekan... 
Bu iki genç insanın elleriyle hazırladıkları pasta-kurabiye çeşitleri bir yana dursun, adımınızı attığınızda insanın içini huzurla kaplayan bir mutlu dükkan burası :) 

Ben derim ki kendinize fırsat yaratıp bir kereliğine bile olsa kafanızı içeriye uzatın... 
PİŞMAN olmayacaksınız... 
Özel günleriniz için (doğum günü, nişan, baby shower hatta altın, dolar, euro ;)) 


Sevdiklerinize farklı tatlar denetip, değişik sunumlar, sürprizler yapmak isterseniz kapılarını çalabilirsiniz... 
Kendi adıma semtimize ve hayatıma hoşgeldin "O'PERA PATTISERIE" diyorum ;)
Bu arada unutmadan söyleyeyim Pınar hanim ve Esra hanim en acilinden yanlarında çalışacak eleman arıyorlar... 
Çevrenizde ihtiyacı olan tanıdığınız varsa lütfen yardımcı olun..

O'PERA PATTISERIE irtibat no: 0(212) 931 71 21


22 Ekim 2015 Perşembe

Resim Çalıştayı Varmış!



Beylikdüzü Belediyesi'nin düzenlediği çok güzel bir etkinliği bugün tesadüfen gördüm. Kültür Merkezine ufaklığı kursa kayıt için götürdüğümde alt katta "Ulusal Resim Çalıştayı" diye bir afiş gördüm.

Bir kaç ressam atölyede ve gördüğümde imrendiğim güzellikte resimler yapıyorlardı. Sohbet ettim birisiyle ve bu organizasyonu belediyenin hazırladığını öğrendim. Sanatçılar çok mutlu ve hevesliler ancak halkın bundan bilgisi yok.

Türkiye'nin bir çok yerinden 15 ressam Beylikdüzü'ne sırf bu etkinlik için gelmiş. Çalıştay başlayalı sanırım 3 gün olmuş ve bir sergi açılışı olacakmış ilerleyen günlerde. Eserler Beylikdüzü'nde kalacak ve organizasyonu düzenli olarak yapacakmış belediye. Bir sonraki sene Uluslararası yapılacakmış ve eserler Belediye'nin kuracağı bir sanat müzesinde sergilenecek.


Geçtiğimiz günlerde yapılan heykel sempozyumunda ortaya çıkan eserlerde bu bünyede değerlendirilecek, dediler.

Böyle şeylerin organize edilmesi beni çok sevindirdi ancak, kimsenin bunu duymamış olması ve benim gibi sanata düşkün insanların dahi tesadüfen karşılaştığı bu güzelliklerin neden reklamının yapılmadığı?


Bir ülke sanatçısıyla ve eserleriyle büyür, yükselir, yücelir... Beylikdüzü'de sanata verdiği önemle biliniyor ama bu etkinlik gerçekten büyütülüp göze sokulması gereken bir şey!
Sanatçının özverisi, çok başarılı eserler ve Belediye'nin emeği saygıya değer...!
Belediyeden ricam bu tarz etkinlikleri lütfen duyurun, gözümüze sokun ki herkes görsün bu güzellikleri...

Buradan ben duyuruyorum.. Herkes bilsin...




21 Ekim 2015 Çarşamba

Twitter'da Buluştunuz mu?


Geçtiğimiz günlerde yapılan twitter buluşmasına imkanlar dahilinde, dahil olmaya çalıştım. Daha doğrusu uzaktan takip ettim. İzlediğim kadarıyla twitter üzerinden gelen tüm sorulara cevap verdi Ekrem İmamoğlu.
Bir kaç fotoğraf düştü #semttebuluşuyoruz hastag'ıne, o sıralarda bir kafede Beylikdüzü'nde oturan bir kaç gençle sohbet ediyormuş Ekrem Bey. Çok hoşuma gitti, gençlerle birebir diyaloğa geçmesi. Bu davet organizasyonu nasıl yapıldı bilmiyorum ama sanırım artık genç değilim :/

Biz orta yaşlılar da bir buluşma istiyoruz Başkan :)

Her türlü soru geldi ve cevaplarını izleyebildiğim kadarıyla tek tek aldı herkes ama bir kez "işinize gelene cevap verdiniz" diye bir twitle karşılaştım. Belki de atladım, tabi zor çocukla saatlerce bilgisayar başında beklemek ama etkinlik bittikten sonra da sorular gelmeye devam etti. Ondan sonra gelen sorulara da cevap beklemişler sanırım ama davette zaten 17:00-18:30 diye yazıyordu. 
Etkinliğin bittiğini de yine fotoğraftan fark ettim :)
Son olarak toplu bir fotoğraf attılar.

Ben soru sormadım, sadece izledim.
Ve takdir ettim yapılan etkinliği, tam dahil olamadığımdan pek bir şey diyemiyorum ama gençlerle diyalog bence çok önemli.



19 Ekim 2015 Pazartesi

Twitter Buluşması


Bugün sosyal medyada gördüğüm kadarıyla yarın Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu saat 17.00-18.30 saatleri arasında twitter üzerinden bir buluşma gerçekleştirilecekmiş.
#semttebuluşuyoruz hastag'i ile yapılacak etkinliğe sanırım gençler daha yoğun şekilde katılacaklardır. Sonucu merakla bekliyorum :)


15 Ekim 2015 Perşembe

Bugün Günlerden "NUTUK"

Bugün Gazi Mustafa Kemal Paşa CHP kurultayında "Büyük Nutuk"u okumaya başladı. Nutuk'un okunuşu 6 gün sürdü. Nutuk, Atatürk'ün 1927 yılında CHP kurultayında yaptığı konuşmanın metnidir ve Mustafa Kemal Atatürk'ün Kurtuluş Savaşı dönemini birinci ağızdan aktardığı, Cumhuriyet tarihi açısından önemli bir eserdir.
Nutuk, yazıldığı dönemde Cumhuriyet Halk Fırkası Genel başkanı olan Mustafa Kemal Atatürk'ün 15 - 20 Ekim 1927 tarihlerinde, yerli ve yabancı basın mensuplarının da katıldığı partisinin 2. Yılında Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının faaliyetlerini özetleyen konuşmadır. Kültür Bakanlığı Yayınevi tarafından yaklaşık 900 sayfalık bir kitap olarak yayımlanmış ve Türkiye Cumhuriyeti'nin bu dönemle ilgili en temel resmi tarih kaynağı olmuştur. Nutuk, belgeleri sayesinde, Atatürk'ün tarihçi kimliğini de ortaya koymaktadır. 
Atatürk, Nutuk ile geçmişi anlatıp aynı zamanda gelecekte olabilecek tehlikeleri önceden sezmemiz için alınacak derslerden bahsetmektedir.
Bazı sayfalarda açıkça belirttiği "sonraki yıllarda durumun kolay ve açıkça değerlendirilmesi için bu kadar ayrıntıya yer verilmiştir" sözü ile Atatürk ileri görüşlülüğünü bir kere daha ortaya koymuştur.
Bu kitap Atatürk'ün Samsun'a çıktığı tarih olan 19 Mayıs 1919'dan, Cumhuriyet sonrası inkılap dönemine kadarki (1927) zaman diliminde olan olayları anlatmaktadır.


7 Ekim 2015 Çarşamba

Tuval Gibi Trafo :)


Barış Mahallesindeki Şener Şen parkının oradan geçerken fark ettim, elektrik trafosunun üzerine çok güzel bir Şener Şen portresi çizilmiş. Kim yapmış, ne hoş olmuş derken fark ettim ki Belediyenin bir çalışmasıymış bu ve sanırım bir çok yerde yapılmış.
Diğerlerini görmedim ama bu portre çok hoşuma gitti. Trafoların çirkin görüntüsü kalkmış ortadan ama trafo üzerinde bir uyarı işareti yoktu sanırım. Ya da ben gözden kaçırdım bilemiyorum.
Bu kadar hoş bir uygulama kesinlikle dikkat çekecektir, bir uyarı da olsa bence çok hoş olacak.




5 Ekim 2015 Pazartesi

Yaşam Vadisi Proje Yarışması

Herkesin ne olacak diye merak ettiği Yaşam Vadisi için bir yarışma düzenlenmiş. Hafta sonuna kadar haberim yoktu bundan ama dün bir haber yayımlanmış orada gördüm. Sanırım cuma günü "Yaşam Vadisi Köprü ve Bağlantıları" ulusal mimari yarışması sonuçlanmış.
Reklamı iyi yapılmamış olacak ki haberi tesadüfen görene kadar böyle bir yarışmadan haberim olmadı bir Beylikdüzülü olarak.

Yarışmanın ödül töreni İTÜ'de yapılmış. Projenin birincileri Kayseri'den Mimar Özlem Atak Doğan, Peyzaj Mimarı Harun Kılıçoğlu, Şehir Plancısı Umut Doğan, İnşaat Mühendisi Süleyman Özgür Öz, Mimarlık Öğrencisi Güner Doğan, Peysaj Mimarı Yusuf Doğan, İnşaat Mühendisliği Öğrencisi Çağan Dizdar olmuş.

Aslında projeleri çok merak ediyorum. Yaşam Vadisi yakınında oturan birisi olarak beni çok ilgilendiriyor neler yapılacağı... Umarım Belediye yakın zamanda dereceye giren ve değerlendireceği projeler ile ilgili bir bilgilendirme yapar.

Sanırım bu vadi projesi Adnan Kahveci ve Barış Mahallesi'ni de birleştirecek sanırım. Birincilik alan projenin içinde araç ve yaya köprüsü, kafeterya, teras, spor ve çocuk oyun alanı, otopark, gösteri ve etkinliklerin sunulacağı bir sahne yeralıyormuş.

Bu arada sanırım bir Cemevi projesi için de yarışma olacakmış. Ama ben şu birincilik alan vadi projesini çok merak ettim.



30 Eylül 2015 Çarşamba

Ro-Ro Limanı Projesi


Beylikdüzü'ne yapılması planlanan Ro-Ro Limanı projesini duymuşsunuzdur. 
Önceki akşam Kent Konseyi'nin facebook sayfasında bugüne dair bir davet gördüm.


"İlçemiz Marmara Mahallesi Gümrük Limanı yanındaki Doğalgaz çevrim santrali ve BOTAŞ tesislerine bitişik olarak bir RO-RO limanı yapılmak istenmektedir. 
Yapılması planlanan bu limanın günde 3000-3500 TIR taşıyacağı söylenmekte olup, bu araçların trafik yoğunluğu BAHÇEŞEHİR TEM gişeleri ile Haramidere kavşağı ve Yakuplu liman yolunu tamamen kilitleyeceği için, önümüzdeki günlerde Beylikdüzü, Avcılar ve Büyükçekmece ilçelerine giriş imkansız hale gelecektir. 
Yasa gereği yapılması zorunlu olan ÇED raporunun halka sunulmasını, halktan gizleyerek, duyuru yapılmadan yapmak istiyorlar. Yaptığımız araştırma sonucu bu toplantının 29 Eylül Salı günü Hasırcılar arkası GOLD düğün salonunda saat 13.00 da yapılacağını tespit etmiş bulunmaktayız. 
KENTİNE SAHİP ÇIKMAK İSTEYEN TÜM VATANDAŞLARIMIZI BEKLİYORUZ...
29 Eylül Salı saat 13.00
Hasırcılar Avm arkası GOLD düğün salonu"


Yapılması zorunlu olan bu toplantı aslında Ağustos ayının sonunda yapılmış ancak, halka öncesinde kapsamlı bir duyuru yapılmadığından katılım az olmuş ve bilgilendirme geçersiz sayılmış. O nedenle dün bu toplantı tekrarlandı.

Yine sağlıklı bir duyuru yapılmadığı ve Kent Konseyinin dahi akşam 17:30'da haberi olmasına rağmen yine baya bir kalabalık vardı toplantıda. Toplantı sadece Yeniçağ ve Dünya gazetelerinde duyurulmuş bu arada.
Dernek temsilcileri, iş adamları ve Beylidüzülü bir çok vatandaş orada görüşlerini sundu, sorularına cevap aradı.



Proje Şöyle:
TIR ve kamyonların İstanbul trafiğine girmeden, Avrupa’dan Asya’ya geçmesini sağlayacak Ro-Ro gemileri için özel bir liman planlanıyor Ambarlı'ya.
Sanırım Ağustos ayında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bir bilgilendirme toplantısı yapmış, internette araştırırken bununla ilgili bir haber görmüştüm.
Hazırlanan ÇED raporunda 370 bin metrekare alana yapılacak liman için denize 162 bin metrekarelik dolgu yapılacağı belirtiliyormuş.
Sanırım bu bölgede limanı isteyen neredeyse kimse yok...
Herkes projenin iptalini istiyor...
Haksız da değiliz...
Limanda günde 2 bin 500 TIR ve 3 bin 500 kamyon taşınacak. 
Öncelikle, tır yoğunluğu nedeniyle bölge ulaşılamaz hale gelecek.
Bu tırların çıkaracağız egzoz gazının yaratacağı kirliliği düşünün.
Tırlar ortalama 150 binek otomobilin çıkardığı egzoz gazına denk gaz salınımında bulunuyır ve büyük bir yük gemisi bir yılda 50 milyon araç kadar kanser ve astıma neden olacak hava kirliliğine yol açacak.
Bunların aksine, yapılacak proje, Marmara fay hattının karaya en yakın olduğu, ikinci fay hattına sanırım 400 metre uzaklıkta. İlki Büyükçekmece'de.
Kazıklı sistem tekniği ile yapılması planlanan proje fay hattını harekete geçirebilir.
Civarında bulunan ve buradan Pendik'e kadar doğal gaz sevk eden ana borular da buradan geçiyor ve dolum tesisleri var. Yani kirlilikten öte durum oldukça tehlikeli.
Ayrıca, limanın yapılacağı bölge raporda, civarında yaklaşık 3 buçuk milyon kişi, geniş ölçekte ise yaklaşık 6 buçuk milyon kişi yaşamasına rağmen şehir dışı olarak gösterilmiş.

Proje çift yönlü olarak hazırlanmış.
İlk olarak, Kuzey-Güney güzergahında yer alan Bandırma’ya, ileride ise Doğu-Batı güzergahında taşımacılık işlemlerinin gerçekleştirilmesi planlanıyormuş. Ve ilk olarak “Ambarlı – Topçular” hattı açılacak.
Yani sürekli bir kamyon trafiği, egzoz nedeniyle hava kirliliği ve deniz kirliliği söz konusu.
Ayrıca bölge ulaşımını rahatlatmak için yolcu taşımacılığı konusunda hiç bir yararı olmayacak.
Biz Beylikdüzü'nde nefes alıyoruz derken, olacakları düşünün. Sürekli bu gazları soluyacağımız ve uzun vadede solunum sistemi hastalıkları, kanser, astım ve kalp rahatsızlıklarına neden olacak. Hatta zamanla genç yaşta bu rahatsızlıklardan kaynaklı ölümler yaşanabilir.

Ama orada olanlara sunulan bilgilendirmede neredeyse, her şey güllük gülistanlık, projenin zararı değil sadece faydası var. Katılımcılar ise durumun farkında ve ellerinde ki bilimsel verilerle, projeye neden karşı olduklarını açık ve net bir şekilde anlattılar. 

Ben gibi tam olarak ne zararı, ne de faydasını bilmeyenler için çok verimli bir ortam oldu.



Ben facebook fan sayfasında; Kent Konseyi Başkanı Nejla Türkoğlu, Avukat Taşkın Özer, Beylikdüzü İş adamları Derneği Başkanı Nuri Arslan ve Harita mühendisi Ramazan Bezem'in toplantıdaki konuşmalarını paylaştım. Dilerseniz izleyebilirsiniz.


Toplantı esnasında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri toplantıya katılanlardan, belgelemek maksadı ile imza topladılar. Buna karşılık yine toplantıya katılanlar projeye şerh koymak adına imza topladılar ve ilerleyen günlerde bunu bakanlığa sunacaklar.

Bundan sonraki süreci de takip edip göreceğiz.

Ben şahsen, hem Beylikdüzü'nü seven, hem zararlarından hem kişisel, hem de çevresel açıdan etkilenmek istemediğim için projeye kesinlikle karşıyım. Proje Beylikdüzü halkına tam anlamıyla ihanet gibi geliyor bana.


Altaş Genel Müdürü Gürdal Karadeniz toplantıda Türkiye'nin sayılı limanlarından olan Ambarlı limanını bu projenin sıkıntıya sokacağını, E5, Tem ve Haramidere kavşağının Ambarlı limanının trafiğini bile kaldırmakta zorlandığını anlattı. 

Bir trafik etüdü yaptırmışlar ve bilimsel verilerle ek bir yol yapılmadan zaten sadece trafik nedeniyle projenin olabilitesinin olmadığını söyledi. Ayrıca bölge heyelan bölgesi...
Yaşanabilecek bir sorun büyük bir faciaya sebep olabilir!!!

İstanbul Millet Vekili Ali Şeker, "limanın ne halka, ne de yatırımcıya faydası olmayacak. Heyelan bölgesi, fiber kablolar geçiyor ve o yollar çöküyor. Buraya tır sokmak akla zarar" dedi. Ve özellikle bu bölgede eskiden zıpkınla balık bile avlanırdı, zaten denizimize yeteri kadar zarar verildi ve bu tesis sadece bölgeyi değil, tüm Marmara'yı etkileyeceğini belirtti.


Ben kişisel olarak proje yetkililerinden değil ama katılımcıların anlattıklarıyla oldukça aydınlandım. Tüm Beylikdüzü halkınınsa bu konuda duyarlı davranacağını ümit ediyorum.